Evlat sahibi olmak için 23 yıl bekleyen Siverekli Nedret Özer, önce “erkek kısır olmaz” inancını, ardından çevre baskısını yenerek, bir yerine iki evlat sahibi birden oldu. Adana'da özel bir tüp bebek merkezinde Prof. Dr. Turan Çetin tarafından gerçekleştirilen tedaviyle iki kız çocuğu sahibi olan Nedret Özer, AA muhabirine, evlat sevgisini yaşamak için verdiği mücadeleyi anlatırken, bu uğurda adeta bir ömür adadığını, ancak dünyaya getirdiği ikiz kız çocuklarının, yaşadığı acıları bir anda unutturduğunu belirtti.

Yaşadıklarını anlatırken, kucağındaki kızları “Azra” ve “Narin”i öperek, sevinç gözyaşları döken Nedret Özer, “Amcamın oğluyla 14 yaşında evlendirildim. Aşiret gelini olduğum için evliliğimin daha ilk aylarında hamile kalmam bekleniyordu. Başlangıçta yaşım küçük olduğu için çocuğumun olmadığını düşünüyorlardı, ancak birkaç yıl geçinde kısır olduğum sanıldı” dedi.

Yaşı 20'ye ulaşmadan onlarca doktora gittiğini, gittiği her doktorun da “sende sorun yok, eşinin de gelmesi lazım” dediğini belirten Özer, şunları söyledi:

“O yıllarda hep kadınlara kısır gözüyle bakılır, (çocuk olmuyorsa sorun kadındadır) denirdi. Bu inancı kırmak kolay olmadı. Çünkü, doğu insanının inanışına göre, erkek kısır olamazdı. Bu yüzden eşimi tedaviye ancak evliliğimin 10'ncu yılında ikna edebildim. Çünkü, erkeklerle ilgili bu kanının yanı sıra tüp bebeğin de nasıl olduğu bilinmiyor, sanki bir başkasının çocuğu olacakmış gibi değerlendiriliyordu. Verdiğim 23 yıllık mücadelede eşim, ancak son 13 yılda yanımda olabildi.

Türkiye'nin tüm büyük şehirlerindeki hastaneleri ve tüp bebek merkezlerini dolaştık hiç birinde çare bulamadık. Eşime yaptıkları tedavi sonuç vermedi, bu kez bana hep çocuksuz siyasileri örnek gösterip (çare olsa onlar bulurdu) diyerek, moralimi bozmaya çalıştılar.”

“İLK SEVİNÇ KISA SÜRDÜ”
Nedret Özer, son olarak Adana'da Prof. Dr. Turan Çetin'e başvurduklarını, tüp bebek yöntemiyle yapılan aşılamada hamile kaldığını belirterek, “İlk aşılamadaki hamileliğimin 6'ncı ayında (herkes beni görsün) diye memlekete gittim. Çünkü, doğumdan sonra gitseydim (evlatlık alıp geldi) diyeceklerini düşündüm. Ama, şartlardan dolayı erken doğumla ikizlerimi kaybettim. O ilk sevincimiz kısa sürdü” dedi.

Aynı tüp bebek merkezinde yaptığı ikinci aşılamada yine hamile kaldığını anlatan Nedret Özer, bu kez tedbirli davrandığını, memleketine gitmediğini, ancak memleketteki yakınlarının Adana'ya gelerek kendisini görmelerini sağladığını anlattı.

Nedret Özer, sezaryen yapılan doğum sonrası dünyaya gelen “Azra” ve “Narin” adlı iki kız çocuğuna sarılarak, “Eşim de ben de yılmadık, 37 yaşında ikiz çocuk sahibi oldum. Çocuklarımın doğumunu müjdelediklerinde ilk sorum (elleri, ayakları, gözleri var mı?) oldu. Çünkü, hamileliğim sırasında (acaba tam bir çocuk doğurabilecek miyim?) diye hep korkuyordum” dedi.

“KISIRLIK KADER DEĞİL”
Tedaviyi gerçekleştiren tüp bebek merkezinin kurucusu Prof. Dr. Turan Çetin ise halk arasında “kısırlık” olarak bilinen infertilitenin günümüzde önemli bir sorun olduğunu ve giderek artış gösterdiğini, ancak bunun hiçbir zaman kader olarak kabul edilmemesi gerektiğini bildirdi.

Gelişen tıp imkanları sayesinde gerek kadın gerekse erkekten kaynaklanan çocuk sahibi olamama sorununun çözümlenebildiğine dikkati çeken Çetin, şunları söyledi:
“En sık karşılaştığımız sorunlardan biri de sperm taşıyıcı kanallara ve organlara ait sebepler. Vücudun ürettiği sperm, testislerde kaldığı için kadının hamile kalması mümkün olmuyor. Bu sorunu çözmek için küçük bir cerrahi operasyonla testislere kadar inip oradan aldığımız canlı spermi kadından aldığımız yumurta ile döllüyoruz.”

 

Scroll to top